Gaziantepçok satanAntep Fıstığı
Kabuğu kendiliğinden çatlamış, içi dolgun yeşil. Az tuzlu kavrulur, tezgahta dağ gibi durur.

ürünler
Hepsi aynı tezgahtan geçer: gramajla tartılır, tattırılır, günü gününe kavrulur. Kategoriler tezgah boyunca sıralı — buyurun, gezin.

günlük kavrum
Tezgahın belkemiği. Fıstıktan kajuya, ay çekirdeğinden leblebiye — çuvaldan tartılır, kavrumu gün içinde ayarlanır, beğenmediğinizi almazsınız.
Gaziantepçok satanKabuğu kendiliğinden çatlamış, içi dolgun yeşil. Az tuzlu kavrulur, tezgahta dağ gibi durur.
çok satanİri, dolgun ve kırıksız. Hafif tuzlu kavrulur; kırığı elde ayıklanıp karışığa gider.
Datçatezgahtanİri tane, temiz kabuk. İster çiğ tartalım, ister gözünüzün önünde hafif kavuralım.
tezgahtanKelebek iç, acımamış, taze. Poşetten değil — günlük açılan çuvaldan tartılır.
yeniKabuğu ince, eliniz kırar. Yerli bahçeden gelir, mevsiminde kapının önüne yığılır.
GiresunSıkı iç, ince kabuk. Çuvalından döküldüğü gibi, kırmadan tartılır.
GiresuntezgahtanHer sabah kavrulur, yağlanmadan tezgaha gelir. Kavrumunu siz söyleyin, koyusunu da yaparız.

Kabuğu üstünde kavrulmuş, kırmızı zarı duruyor. Çayın yanına kilosuyla gider.

Hiç kavrulmamış, tuzsuz. Ezmesini kendi yapanların aldığı taban malı.
çok satantezgahtanKaju, badem, fındık, fıstık ve leblebi bir arada. Oranını siz söyleyin, tezgahta karıştıralım.
yenitezgahtanBaharatlı leblebi, kabak çekirdeği, fıstık ve badem bir arada. Çayın yanına en çok bu gider.
yeniçok satanSadece iç kuruyemişten; leblebisiz, dolgusuz. Tezgahın en zengin karışımı.
Trakyaçok satanKabuğu ince, tuzu dengeli. Elinizde kalmaz, cebe sığar, çabuk biter.
tezgahtanİri kabuklu, bol etli. Kavrumu hafif tutulur ki içi kurumasın.

Hiç işlem görmemiş, bembeyaz. Fırına, çorbaya, ekmek üstüne.
yeniKabuğu ayıklanmış zümrüt yeşili iç. Salataya ve granolaya girer.
tezgahtanSarısı çifte kavrulmuştur, dişe sağlam gelir. Çayın demlisiyle iyi gider.

Ağızda dağılan yumuşak beyaz nohut. Tuzu az, çocuk eli de rahat uzanır.
yeniSosuyla kavrulmuş mısır tanesi. Turuncu rengi baharatından, çıtırlığı günlük kavrumundan.

İnce çubuk, hafif tuzlu, çıtır çıtır. Misafir gelince kasesi hemen dolar.
yeniMavisi, turuncusu, kırmızısı bir arada. Çocukların favorisi, kilosuyla tartılır.

güneşte kurutulmuş
Hurma, kayısı, incir, üzüm… Şeker ilavesiz, kendi tatlılığıyla. Kasadan tartılır, poşetten değil.
çok satanKabuğu parlak, eti bol, çekirdeği küçük. Ramazanda tezgahın önü buradan geçilmez.
MalatyatezgahtanTuruncusu göz alır, tadı bal gibi. Şeker ilavesi yok, kendi tatlılığıyla kurutulmuş.

Rengi koyudur, çünkü kükürtlenmemiştir. Tadı kayısının kendisi kadar.
AydınBastırılmamış, dolgun incir. İçi çekirdek dolu, dışı unlanmış.
tezgahtanAltın sarısı, çekirdeksiz. Aşureye, pilava ve keke bol bol gider.

Koyu, iri ve tatlı. Kompostosu ayrı, kendisi ayrı içilir.

Siyahı parlak, eti yumuşak. Yemeğe de girer, tek başına da yenir.
tezgahtanGüneşte kurutulmuş beyaz dut. Cevizle beraber avuçlanır.
yeniKoyu kırmızı, ekşi-tatlı. Kahvaltılığa ve yulafa bir tutam.

Güneşte kurutulmuş, kırmızısı kaçmamış. Zeytinyağında bekletmesi size kalmış.
yeniİpe dizilmiş, tavanda güneşte kurutulmuş. Dolmalık ölçüsünde, kışlık stok yapılır.

vitrinin tatlı ucu
Fıstıklısından sadesine, meyvelisinden çifte kavrulmuşuna. Tepsiden kesilir, tattırılır.
çok satantezgahtanİçi Antep fıstığı dolu, dışı hindistan cevizine bulanmış. Tepsiden kesilir, tartılır.

Ne katkı ne renk — sadece nişasta, şeker ve sabır. Çayın yanına klasik.

Nar, portakal, kayısı, gül… Vitrinin en renkli köşesi, hediyeliğin de gözdesi.
tezgahtanKesimi iri, içi ceviz ve fındık dolu. Ağırdır, azı yeter.
çok satanKalıba basılıp elde kesilir; her lokmada bir Antep fıstığı durur. Pudrası tezgahta silkelenir.
yeniAynı basma hamuru, ortasında bütün fındık. Şekeri az, kıvamı yumuşak.
çok satanİçi bütün badem, dışı sütlü çikolata. Yazın buzdolabında saklayın.

Kabuğu çıtır, içi leblebi. Bayram sabahının değişmeyeni.

Pembesi, sarısı, beyazı bir arada. Kavanoza koyunca mutfak şenlenir.

Sert şeker kabuk, içi çikolata. Çocuk eli en çok buraya uzanır.
yeniÇakıl taşı görünümlü, içi fındık dolgulu. Şaşırtmalı ikramlık.

pekmezle bağlanır
Dut ve üzüm pekmeziyle. İçi ceviz dolu, dışı el işi — ipinden asılı, kilosuyla kesilir.
çok satantezgahtanDut pekmezine batırıla batırıla kalınlaşır, içine dizili ceviz hiç eksilmez. İpinden asılı bekler.
tezgahtanÜzüm pekmeziyle yapılanı daha açık renk, daha yumuşak olur. Dilim dilim kesilir.

Üçgen sarılır, içi ceviz ya da fıstık, üstü bal. Tanesiyle de tartılır, kilosuyla da.

tezgahta öğütülür
Pul biberden zerdeçala, tarçından kimyona. Kürekle tartılır, kokusu poşetten taşar.
Maraşçok satanKırmızısı koyu, yağı yerinde. Acısını söyleyin, tatlısı da acısı da var.
tezgahtanİnce çekilmiş, rengi canlı. Yemeğe girince rengini hemen verir.

Koyu vişne rengi, ekşisi dengeli. Soğana ve piyaza vazgeçilmez.

Sarısı göz alır, elinize bulaşır. Karabiberle beraber alın, öyle tavsiye edilir.
tezgahtanKokusu poşetten taşar. Köfteye, çorbaya, kuru fasulyeye.

Dalından ayıklanmış, yaprak yaprak. Çayına da girer, etine de.

Yeşili solmamış, kokusu yerinde. Cacığa, çorbaya, mercimeğe.

Toz değil, çubuk. Sütlacın üstüne rendelenir, komposto ile kaynar.

Bütün tane, kokusu keskin. Komposto ve kış çaylarının demirbaşı.

Simsiyah, ince tane. Ekmek üstüne serpilir, balla karıştırılır.

Parlak kahverengi, dolgun tane. Öğütmesini kendiniz yapın, taze kalsın.

İri kristal, işlenmemiş. Değirmeninize koyun, çekerek kullanın.

kavanozun ardındakiler
Kaçak çaydan kuşburnuna, ıhlamurdan sinamekiye. Adı ne ise kavanozunda o yazar.
çok satanİnce yaprak, koyu demlenir. Kilosuyla alınır, tavşan kanı olur.

Bütün tane kurutulmuş. Kaynatın, kışın C vitamini deposu.
tezgahtanAdaçayından ıhlamura, papatyadan rezeneye — ölçüsü tartılmış, ağzı kapalı paketlerde.

Kavanozun ardında sıra sıra kuru ot. Adını söyleyin, kürekle tartıp poşetleyelim.

Kurutulmuş gül yaprağı. Çayına da girer, reçeline de.

Geleneksel kullanımın klasiği. Ölçüsünü sorarak alın.

Kuru kök halinde. Rendeleyin ya da kaynatın, ikisi de olur.

Yeşili canlı, elenmiş. Gecesine de, saçına da.
yeniStandımızda onlarca çeşit: kantarondan karahindibaya, ısırgandan altınotuna. Poşetinde ne olduğu üstünde yazar.

kavanoz rafı
Süzme ve petek bal, güneşte kaynamış ev salçası. Kavanozu ışığa tutun, içi görünsün.

Rafta sıra sıra dizili, ışığa tutunca berrak. Çiçeği ve çamı ayrı durur.
tezgahtanKovandan çıktığı gibi, çerçevesiyle. Mumu ağızda kalır, tadı özge.
çok satantezgahtanÜçü de şeker ilavesiz kaynatılır: andız kozalağından koyu ve keskin, kara üzümden tahına karışan, beyaz duttan cevizli sucuğun harcı olan.
çok satanGüneşte kaynamış ev salçası. Kıvamı koyu, tadı yoğun.
yeniGüneşte kaynamış, tane tane. Acılısı ayrı, tatlısı ayrı kovada durur.

şişe rafı
Naturel sızma zeytinyağı, doğal sirkeler ve soğuk sıkım yağlar. Etiketini çevirip okuyun, saklayacak bir şey yok.

Elma, alıç, gül ve nar ekşisi bir arada. Ham ve filtresiz olanı sorun, arkada duruyor.

Çörek otu, susam, badem, hindistan cevizi… Soğuk sıkım, küçük şişelerde.

Nar suyunun kaynatılıp koyulaşmış hali. Salataya, mercimek çorbasına ve etli yemeğe.

sipariş anında çekilir
Köşedeki kırmızı değirmen boş durmaz. Çekirdek siz beklerken öğütülür, kokusu kapıdan dışarı taşar.
çok satantezgahtanKöşedeki kırmızı değirmen boş durmaz. Çekirdek siz beklerken öğütülür, kokusu dükkana yayılır.

Rafın solunda duran filtre kahveler. Çekirdeğini de, öğütülmüşünü de paketiyle alabilirsiniz.

dondurucudan tartılır
El açması, dondurularak tazeliği korunmuş. Kepçeyle tartılır, poşetiniz kadar götürürsünüz.
yeniKüçük kıvrım, bol iç. Dondurucudan kepçeyle tartılır, evde kaynar suya atmanız yeter.
yeniÜçgen katlanır, içi kıymalı. Kaynar suda birkaç dakika; yoğurdunu siz dökün.